TAKİP EDİNİZ

İÇERİK ARAMA

Tarihin Tebessümü


“Kendigelen”

Tarihin Tebessümü

“Kendigelen”

Kȗt’ül Amare Zaferi, çökmekte olan Osmanlı Devleti’nin Çanakkale Zaferi’nden sonra kazandığı en önemli zaferlerden biridir. Başını İngilizlerin çektiği “müttefiklerin” emperyalist İngiliz ordusu tam bir “Osmanlı tokatı” ile vurulmuştur.

1915’te Irak’ın doğusunda Dicle Nehri’nin kenarında küçük bir nehir liman kasabası olan Kȗt’ül Amare, İngiliz General Charles Townshend’in komutasındaki 31.000 asker tarafından işgal edildi. İşgal edilen Osmanlı toprağını geri almak için ilk savaş, 22 Kasım 1915’te İngiliz kuvvetlerine karşı Selman-ı Pak Muharebesi ile oldu. Savaşı Osmanlı güçleri (yaklaşık 31.000 kişi) kazandı. Bu savaşın ardından Kȗt şehrinde, Osmanlı kuvvetlerince teslim alınıncaya kadar çok sayıda savaşlar oldu. Bu süreç savaşmanın yanında pek çok zorluklarla mücadele ederek yaşandı. Yağış, soğuk hava şartları ve taşan Dicle Nehri’nin siperleri su ve çamur altında bırakması, gıda, su temini, temizlik ve hastalık gibi sorunlar, savaş kadar hayati önem taşıyordu.

24 Nisan 1916’ya gelindiğinde aynı şey İngiliz ordusu için de geçerliydi. Hatta onlar atlarını ve katırlarını da kesip yemeğe başlamışlardı bile. Abluka altındaki İngiliz kuvvetlerine tek ulaşım imkânı olan havadan gıda ulaştırmak için beş İngiliz uçağı pek çok kez teşebbüse geçti, ancak bunların ikisi Türk kuvvetleri tarafından düşürüldü. Diğerleri de 25 kilogramdan fazla ağırlık taşıyamadıkları için yetersiz kalmışlardı.  Ayrıca yoğun Türk ateşini aşamayan İngiliz uçaklarının attıkları gıda maddeleri bazen Dicle Nehri’ne bazen de Türk siperleri civarına düşüyordu. Bu yöntemle Kȗt’ül Amare kalesindekileri doyurmak mümkün değildi.

Bunun üzerine İngilizler Dicle Irmağı’nı kullanarak gıda maddesi ulaştırmayı planladılar. Julnar adlı gemiyi zırhla kaplayarak içini 270 ton gıda maddesi ile doldurdular. Gemi gece vakti 3 subay, 12 mürettebatla kuzeyde bulunan Kȗt’ül Amare kalesinin limanına doğru hareket etti. Gece de olsa motorunun çıkaracağı sesten dolayı duyulabilirdi. Geminin makine sesinin duyulmasını engellemek için ise İngiliz ordusu bütün cephelerinde top ve makineli tüfek atışlarını başlattı. Gemi Felâhiye mevzilerinden sonra Es-sin Sahili’ne kadar geldi. Bu sırada gemiyi fark eden 52.Osmanlı tümeni nehrin akışına ters kuzeye doğru ilerlemeye çalışan zırhlı Jurnal adlı gemiye her iki sahilden ateş açarak Makasis yakınlarında karaya oturttu. Böylece İngilizlerin son umudu da 24 Nisan 1915’te Dicle’nin kenar kumlarına oturmuş oldu. Bisküvisinden konservesine, çikolatasından pirincine, ununa kadar zengin bir ganimete kavuşan Türk askeri bayram etti. Ele geçirilen Jurnal adlı gemiye Türk askeri “kendigelen” ismini verdi. Vapur daha önce alınan diğer ganimetler gibi Türk Ordusunun hizmetine alındı.

Bütün umutları tükenen İngilizler son çare olarak 19 Nisan 1916’da bu cephede 18.Kolordu Komutanlığında Albay rütbesiyle görev yaparken Generalliğe terfi eden Türk Ordusu komutanı Halil (Kut) Paşa’ya çok miktarda para vs. teklif ettiler. Ancak kabul edilmedi. Teklifleri kabul edilmeyince 29 Nisan 1916’da 5 İngiliz Generali, 272 İngiliz Subayı, 204 İngilizlerin yanında savaşan Hintli subay, 2592 İngiliz eri, 6988 Hintli eri, 3248 Hizmetli eri ile teslim olmak zorunda kaldılar.

Ölürken bile destan yazmasını bilen kahraman ecdadımızın bu zaferi 1950’ye kadar Türk Silahlı Kuvvetlerinde “KUT BAYRAMI” olarak kutlanmıştır. Bu büyük zaferin sonunda Halil Paşa’nın birliklerine yayınladığı “Kut Bayramı” mesajını sizlerle paylaşırken kahraman ecdadımızın emanetine sonsuza kadar sahip çıkma kararlılığıyla O’nları rahmet ve minnetle anıyoruz.

“Orduma!

Arslanlar! Bütün Türklere şeref, şan, İngilizlere kara meydan olan şu kızgın toprakların güneşli havasında şehitlerimizin ruhu şad ve handan uçuşuyorlar. Hepinizin pak alınlarından öperek, cümlenizi tebrik ederim. Bize iki yüz seneden beri tarihimizde okunmayan bir vakayı kaydettiren yüce Allah'a hamd ve şükürler olsun. Allah'ın azametine bakınız ki, bin beş yüz senelik İngiliz tarihine böyle bir vakayı ilk defa sizin süngülerinizle yazdırdı. Ordum, gerek Kut karşısında gerekse Kut’u kurtarmak isteyenler karşısında 300’den fazla zabiti ile 10 bin erini şehit ve yaralı verdi. Fakat buna karşılık İngiliz ordusundan bugün burada 5 general, 481 subay ve 13.300 er esir aldı. Bunları kurtarmaya gelen İngiliz ordusunun ise bugüne kadar zayiatı 30 bin kişidir. Türk sebatının İngiliz inadını kırdığı bu harpte birinci vaka Çanakkale’de, ikinci vaka da burada geçti.  Bugüne, “KUT BAYRAMI” adını veriyorum! Ordumun her ferdi, her sene bu günü kutlarken, şehitlerimize Yasinler, Tebarekeler, Fatihalar okusun."

Mirliva Halil
Altıncı Ordu Komutanı
29 / Nisan / 1916 - Bağdat