TAKİP EDİNİZ

İÇERİK ARAMA

Kış Mevsimi Gelmiş, Hoş Gelmiş!


YARD. DOÇ.DR VEHBİ ALTUNÇUL İ.Ü CERRAHPAŞA TIP FAKÜLTESİ D.H ARAŞ. LAB. MÜDÜRÜ

Saygıdeğer Fatih Gazetesi okurlarım, sonbahar mevsimine veda ettiğimiz şu günlerde soğuklar kendini yavaş yavaş hissettiriyor olmuş olmalı ki, bizleri de tatlı bir telaş (!) almış görünüyor. Mevsim gereği; soğuk algınlığı, grip, bronşit gibi üst solunum hastalıkları ve niceleri bizlerle daha çok haşır neşir olmaya başlayacak.

Daha önceki yıllardan edindiğimiz tecrübeye dayanarak, bizlerde pusuda bekleyen bu amansız hastalıklara karşı vücut direncimizi, bağışıklık sistemimizi kuvvetlendirmek için beslenmemize dikkat etmek telaşına düşeceğiz. Ayrıca, kendimizi daha sıkı giyinmek zorunda hissedeceğiz. Bu nedenle bu sayıdaki yazımda, sporun direkt içinde olalım veya olmayalım hepimize her zaman gerekli olabilecek hatırlatılması gereken  bazı önemli püf noktalarını sizlerle paylaşmak istedim.

Beslenmede Nelere Dikkat Etmeliyiz?

Dünya Sağlık Örgütü bu mevsime yönelik bazı önerilerde bulunmaktadır. Şöyle ki; vücut direncinin düştüğü bu mevsimde antioksidan özelliğe sahip A, C, E vitaminlerinin, selenyum, çinko, magnezyum gibi minerallerin, omega yağ asitlerinin alımını artırmayı önermektedirler. Ancak önerilen bu besin maddelerinin doğal olması şarttır. Balık, süt, yumurta,  kayısı, ıspanak, havuç gibi besin kaynakları önemli oranda A vitamini içermekte olup, güçlü antioksidandır. Bu besinler vücudun savunma sisteminde görev almakta, vücudu olumsuz etkilerden korumaktadır. Ayrıca, C vitamini de antioksidan özelliğe sahiptir. Maydanoz, dere otu, yeşil biber, tere, ıspanak, narenciyeler (portakal, limon, mandalina vs) kuşburnu C vitamini yönünden çok zengindir. Ceviz, fındık, kuru baklagiller, tahin gibi besinler ise E vitamini yönünden çok zengin olup, antioksidan özelliğe sahiptir. Ayrıca; balık, balık yağı, omega yağ asitleri de vücudun bağışıklık sisteminde büyük öneme sahiptir. Dünya Sağlık Örgütü ayrıca, bu aylarda fiziksel aktivitenin azalabileceğini göz önünde bulundurarak, bu mevsimde yapılacak egzersizlerin sağlık açısından önemine de değinmektedir. Başta tempolu yürüyüşler olmak üzere, yüzme, bisiklete binme, tenis, aerobik, jimnastik gibi aktivitelerin günde en az yarım saat yapılması önerilmektedir. Takdir edersiniz ki bu öneriler sporu amatör olarak benimseyenlere yöneliktir. Tabii ki; kış mevsimi diğer mevsimlere göre biraz daha fazla zorluklar içermektedir. Bu nedenledir ki, en azından hastalanmamak için gayret sarf etmeli, moralimizi ve bağışıklık sistemimizi güçlü tutmalıyız. Bu gayeye yönelik olarak, magnezyum ve potasyum açısından zengin muz, C vitamini deposu taze sıkılmış portakal, greyfurt, mandalina suyu ve omega-3 yönünden zengin cevizi ara öğünlerimize katarak bağışıklık sistemimizi güçlendirebiliriz.

Günde En Az 10 Bardak Su İçilmeli

Yaz aylarında edindiğimiz su içme alışkanlığımızı, bu mevsimde de günde en az 10 bardak su içerek sürdürmek sağlığımız açısından çok önemlidir. Bilim adamları günde 3 ana, 3 ara öğün şeklinde düzenlenen beslenme tarzını önermektedirler. Sofralarımızın sebze, meyve, salata ve tahıl ürünleri yönünden zengin olması, posa açısından da zengin olmayı sağlamakta ve mevsimsel değişime bağlı oluşabilecek peklik (kabızlık) faktörünü de ortadan kaldırmaktadır.

Besinlerin Pişiriliş Şekli Önemli

Bunun yanında besinin cinsi ve pişiriliş tarzı da çok önemlidir. Şöyle ki; sofralarımızda kızartma, cips, krema, kaymak, sakatat, pasta, hamur işleri vs. gibi sindirimi zor öğelere yer verilmemesi, daha ziyade buğulama, haşlama, ızgara yöntemlerinin uygulanması önerilmektedir. Yeşilay eski, Sarıay yeni Yönetim Kurulu Üyesi olarak da; zararlı alışkanlıklara bağımlı okurlarıma, zaten hassas olan başta solunum ve diğer organlarını daha fazla üzmemelerini ve bu mevsimde çok daha dikkatli olmalarını öneriyorum.

 Sağlıklı günler diliyor, saygılar sunuyorum.