TAKİP EDİNİZ

İÇERİK ARAMA

Türk İslam Sanatları Merkezi


TÜRK İSLAM SANATLARI MERKEZİ

TEZHİP

Tezhip  lüğat manasına göre *altınlama*demektir.Bu sanatın ustalarıda müzehhip olarak adlandırılmaktadır.

tezhip

Kısacası Arapçada altınlama manasına gelen tezhip yalnız altın yaldızla işlenen işleri ifade etmemekte boyalarla yapılan ince kitap tezyinata da denilmektedir.

Sırf altınla yapılan benzer işlere halkari denilirki altın yaldızla süslenmiş manasına elmektedir. Türk süsleme repertuarına bahçe çiçekleri girer.

Kanuni ile birlikte bütün süsleme üslüplarında yenilikler göze çarpmaya başlar. 18.yüzyılda Osmanlı tezhip sanatı farklılaşır.

Klasik motiflerin yerini barok ve rokoko süslemektedir. Yazma kitaplarına baktığımızda tezhip türleri genel olarak zahiriye sahifeleri, serlevhalar, sure başları, secde, cüz, hizip, aşır gülleri olmak üzere çeşitli bölümlere ayrılır.

 

ebruEBRU

Farsça'da *bulut gibi bulutumsu*manasına gelen *ebr*den türetilmiş olan ebru geleneksel Türk El Sanatları içerisinde özel bir yere sahiptir.

Türk kültüründeki süsleme anlayışının güzellik, estetik ve zerafetin de bir simgesidir. Ebrular yani kağıdın üzerinde beliren renkli hareler, bazen yapım tekniğiyle bazen desenin yarattığı çağrışmalarla, bazende deseni yaratan sanatçının adıyla anılmaktadır.

Ebru türleri, battal ebrusu, tarama ebrusu, gelgit ebrusu, şal ebrusu, mermer ebrusu, taraklı ebrusu, hatip ebrusu, çiçekli ebrusu, küçük ebru, yazılı ebru, olarak sıralayabiliriz.

 

hat

HÜSN-Ü HAT

Hat bir çok noktanın birbirine bitişerek sıralanmasından meydana gelen çizgi, çizgiye benzeyen şey ve yazı gibi anlamlara gelmektedir.

İslam kültüründe yazı ve güzel yazı *hüsn-ü hat*anlamında kullanılmatadır. Hat sözün ve ruhta cereyan eden fikir ve duyguların alfabe ve yazı vasıtaları ile resmedilmesidir. Güzel yazma ve öğretme yetisine sahip sanatkarlara da *hattat*denir.

Hat sanatı Arap harfleri çerçevesinde oluşmuş bir sanattır.

 

 

minyatürMİNYATÜR

Işık, gölge ve hacim duygusu yansıtılmayan küçük, renkli resim sanat olarak bilinen minyatür kelime olarak Latince kırmızı ile boyamak anlamına gelen miniare kelimesinden türemiştir.

Bunun da çıkış noktası Ortaçağ Avrupası'nda el yazması kitapların baş harflerin kırmızı renk veren kurşun oksit ile boyanması geleneğidir. Türklerde minyatür için ise daha çok *nakış*sözcüğü kullanılmış, minyatür sanatçısına ise *resim yapan ressam* anlamına gelen *nakkaş* ya da musavvir denilmiştir.