TAKİP EDİNİZ

İÇERİK ARAMA

Teknoloji Rahatsız Ediyor!


Op. DR Ahmet Çetinkal Medical Park Fatih Beyin ve Sinir Cerrahisi

Her geçen gün kaydedilen yeni gelişmelerle günlük hayatımızı kolaylaştıran teknolojik gelişmeler, bir yandan da sağlığımızı tehdit ediyor. Bugün başta cep telefonları olmak üzere bilgisayar, televizyon ve diğer elektronik aletler, hayatın hızlı akışına bağlı olarak sürekli kullanmak zorunda olduğumuz ama beraberinde pek çok sağlık problemini getiren cihazlardır. Teknolojik cihazların kullanımına bağlı olarak ortaya çıkan sağlık problemlerinin sebepleri ve korunma yolları konusunda Medical Park Fatih Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Opr. Dr. Ahmet Çetinkal sorularımızı cevaplandırdı.

Teknolojik cihazların uzun süre kullanılmasının sonucunda beyin hücrelerimizin zarar gördüğü, beynin işleyişinin bozulduğu konusunda ciddi uyarılar oluyor. Bu zararlar hakkında bize bilgi verir misiniz? Uzun süre kullanılan cihazların beyne ne gibi zararları var?

Gelişim Çağındaki Çocuklar Daha Çok Etkileniyor

Değişen sosyo-ekonomik yapı ve artan kentleşme, teknolojik cihazlara bağımlılığımızı ve bunlarla karşılaşma sıklığımızı arttırdı. Ayrıca artan enerji ihtiyacı, yüksek gerilim hatlarının kapımıza kadar dayanmasına neden oldu. Teknolojik cihazların ve bunların yaydığı elektromanyetik dalgaların (EMD) direkt olarak insan beyninde ne gibi hasar yarattığı hakkında bir bilgi, etik olarak insan üzerinde bu anlamda bir deney yapmak mümkün olmadığından %100 doğru değildir. Ancak işleyiş ve psiko-sosyal gelişim açısından ne gibi zararları olduğu veya olabileceği hakkında geriye dönük ve epidemiyolojik çalışmalar vardır. Gelişim çağındaki çocuklar yetişkinlere göre daha fazla olumsuz etkilenmekte. Ancak bu teknolojik devrimin yaklaşık son 20 yıldır olduğu göz önüne alınırsa etkileri hakkında henüz kesin bir hüküm vermek de doğru değildir.

Cep Telefonu Kanser Ve Beyin Tümörü Oranını Arttırıyor

Yapılan çalışmalara göre; 0-300 Hz frekanslı alanlardan iletkenlik özellikleri nedeniyle en çok etkilenen dokular beyin sıvısı ve kan, ikincil derecede etkilenen dokular ise göz, göz sıvısı, tiroit, kas, gastrointestinal sistem, prostat ve testis dokularıdır. Karşıt tezlerin de olmasına rağmen Dünya Sağlık Örgütü (WHO), cep telefonunun kanser ve beyin tümörü görülme oranını arttırdığına dair raporunu 2007 yılında açıkladı.

Cihazların yaydığı sinyaller ile hücrelere ve işleyişe zarar verdiği gibi beyni tembelleştirdiği, hafızanın zayıflamasına yol açtığı da eleştiriler arasında. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Günlük hayatımızda kullanılan televizyon, bilgisayar ve cep telefonları başta olmak üzere MP3 çalarlar, LCD ekranlar, fotokopi makineleri, mikro dalga fırınlar, saç kurutma ve tıraş makineleri, dijital saatler gibi birçok elektronik cihaz bir yandan hayatımızı kolaylaştırırken diğer yandan sağlımız için tehdit oluşturuyor. İyonlaştırıcı olmayan radyasyon olarak bilinen elektromanyetik radyasyon kaynakları; sabit telekomunikasyon cihazlarının (baz istasyonları ve cep telefonu) antenleri, radyo / televizyon ve telsiz verici istasyonlarının antenleri, elektrik iletim hatları ve trafo merkezleri, indüksiyon fırınları ve indüksiyon kaynak makineleri, TV / bilgisayar ekranları, radar sistemleri, uydu iletişim sistemleri, tıpta kullanılan bazı cihazlar, endüstride yüksek radyofrekansta çalışan bazı sistemler ve elektrikli ev aletleridir.

İyonlaştırı Radyasyon Kansere Yol Açabiliyor

Yüksek enerjili iyonlaştırıcı elektromanyetik dalgalar, DNA ve genetik malzemeyi içeren biyolojik dokuda hasara yol açabilen moleküler değişikliklere yol açabilirler. Bu etkinin olabilmesi için dokunun x-ışınları ve gama ışınları gibi yüksek enerjili fotonlarla etkileşmesi gerekir. İyonlaştırıcı radyasyonun hücrelerin DNA’sını etkileyerek mutasyon ve kansere yol açtığı bilinmekle birlikte, radyo frekans dalgalarının benzer etkiler yaptığı kanıtlanmamıştır. Günlük yaşamda maruz kalınan radyo frekans seviyelerinin baş ağrısı ve uykusuzluk gibi sorunlara yol açtığı kesin olarak gösterilememiştir. Ancak çeşitli çalışmalarda, sınır değerlerin altında mobil telefon sinyallerinin beynin elektriksel aktivitelerinde ve algılama fonksiyonlarında (dikkat, hatırlama, tepki verme gibi) kısa süreli değişimlere neden olduğu belirlenmiştir. Özellikle bebekler ve çocuklar, elektromanyetik alanın olumsuz etkilerine karşı, gelişim dönemlerini tamamlamamış olmaları nedeniyle önemli bir risk grubu konumundadır.

Bu zararlı etkilerden korunmak için nasıl önlemler alabiliriz? (Özellikle günlük olarak vazgeçilmez eşyalarımızın arasına giren cep telefonlarının zararlı etkilerini nasıl azaltabiliriz?)

Bu cihazların kullanımı ile oluşan elektromanyetik alanlara bazı kişiler daha hassastır. Dolayısıyla mümkün olduğunca uzak durulmalı! Daha geniş bir perspektifte fotokopi makineleri, bilgisayar tarayıcılarından 50 cm, LCD monitörlerden 75 cm, mikrodalga fırınlardan 1 m, TV’lerin ön ve arka yüzlerinden 2 m, çamaşır-bulaşık makinesi ve buzdolabı gibi elektronik işlemcilerle donatılmış mutfak cihazlarından mümkün olduğunca uzakta bulunmak sağlığımız için doğru olandır. Şarj aletleri prizde bırakılmamalı! Teknolojik aletleri mümkünse uzun süreler kullanmamalı, yatak odalarımız veya uzun süre oturduğumuz yerlerin yakınında bulundurmamalı ve var olanları da kapalı konuma alarak veya güç kaynağından ayırarak uyumalıyız. Konut alırken yüksek gerilim hatları ve baz istasyonlarından uzak olmasına dikkat etmeliyiz. Geleneksel ampullerin alanları düşüktür ancak floresan lambalar, en çok elektromanyetik radyasyon yayan aletler listesinde ön sıralarda yer alır.

-Elektromanyetik alanın insan sağlığına genel anlamda etkileri hakkında yapılmış çalışmalarla ilgili birkaç örnek verebilir misiniz?

Yüksek gerilim hatları ile çocukluk çağı kanserlerini inceleyen çeşitli çalışmalarda, lösemi oranında artış gözlenmiştir (Feychting ve Ahlbom / 1993, Li / 1997, Green ve Miller / 1999), 15-22 hafta boyunca 15 microT’ da 50 Hz alana maruz bırakılan farelerde lösemiye yakalanma oranlarında kayda değer artış saptanmıştır (Vallejo ve Sanz / 2001),elektrik hatlarında çalışanların, beyin kanserine yakalanma oranının 7 kat daha fazla olduğu tespit edilmiştir (Şeker / 1993), akciğer kanseri ihtimalinde artma olduğu tespit edilmiştir (Floderus ve Stenlund / 1999), Norveçli kadınlar üzerinde yapılan bir araştırmaya göre, elektrik hatlarından yayılan manyetik alana sürekli maruz kalınmasının göğüs kanserini arttırdığı bildirilmiştir  (Kliukiene / 2004), elektrikli battaniye kullanan Afrikalı ve Amerikalı kadınlar üzerinde yapılan araştırmada, battaniyeden yayılan manyetik alanın göğüs kanserinin oluşmasında etkili olduğu belirlenmiştir (Zhu / 2003), elektromanyetik alanın DNA hücrelerinin hepsine olmasa da bazı tiplerine zarar verdiği rapor edilmiştir (Ivancsist ve Pilger / 2005), 50 Hz frekans altında 100 microT manyetik alana maruz kalan insanlar üzerinde yapılan incelemede, tepki zamanlarında bir değişiklik olmadığı ancak hafıza üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğu belirtilmiştir (Podd / 2002).

Sonuç olarak bu konuda daha kapsamlı bilimsel araştırmaların yapılması, sınırlamalara ilişkin yasal önlemlerin uygulanması ve toplumun olası etkilere karşı uyarılması önemlidir.