Haberler
Dijital Çağın Vicdan Sınırları, Medrese Davutpaşa'da Tartışıldı
Medrese Davutpaşa’da düzenlenen Medya ve İletişim Çalışmaları programı kapsamındaki “Kodlanmış Kötülük – Dijital Kibir” seminerinde, dijitalleşmenin insan, toplum, hakikat ve etik üzerindeki etkileri ele alındı.
12 Şubat 2026
Fatih Belediyesi tarafından Medrese Davutpaşa’da gerçekleştirilen Medya ve İletişim Çalışmaları programı kapsamında düzenlenen “Kodlanmış Kötülük – Dijital Kibir” başlıklı seminer, dijital çağın insan hayatına etkilerini yalnızca teknolojik gelişmeler üzerinden değil; etik, toplumsal ve felsefi boyutlarıyla ele alan kapsamlı bir düşünce zemini oluşturdu. Moderatörlüğünü Fatma Eles’in yürüttüğü programda konuşmacı olarak İsmihan Şimşek yer aldı.
Programda, dijitalleşmenin hız ve haz merkezli ilerleyen yapısının, toplumsal yapı üzerinde dönüştürücü bir etkisi olduğu vurgulandı. Bilginin derinlikli üretim süreçlerinden uzaklaşarak hızlı tüketilen enformasyon akışına dönüşmesi, bireyin düşünme ve değerlendirme biçimlerini doğrudan etkileyen bir kırılma noktası olarak değerlendirildi. Bu dönüşümle birlikte bireyin özgürleştiği yönündeki yaygın kabulün aksine, dijital sistemlerin yönlendirici etkisiyle kitleleşmenin güçlendiği ve bireysel iradenin giderek daha kırılgan bir yapıya dönüştüğü ifade edildi.
Seminerde, ekran merkezli yaşam kültürünün yalnızca iletişim biçimlerini değil; insanın gerçeklik algısını, sosyal ilişkilerini ve kendilik tanımını da yeniden şekillendirdiği dile getirildi. Dijital kimliklerin, bireyin hakikatle kurduğu ilişkiyi dolaylı katmanlar üzerinden yeniden kurduğu; bunun da anlam arayışını daha kırılgan bir zemine taşıdığı vurgulandı.
Sosyal medya düzeninde takipçi sayısının bir değer göstergesine dönüşmesi, bireyin varoluşunu sayısal karşılıklar üzerinden tanımlayan yeni bir toplumsal ölçüt olarak değerlendirildi. Bu durumun, bireyin kendisini ifade etme biçimini daraltabildiği ve insan ilişkilerini nicelik temelli bir zemine taşıyabildiği ifade edildi.
Programda ayrıca duyguların emoji dili üzerinden standartlaşmasının, insanın ifade çeşitliliğini sınırlayabildiği; yapay zekâ destekli içerik üretiminin ise gerçeklik algısını daha karmaşık bir zemine taşıdığı değerlendirildi. Dijital araçların sunduğu hız ve kolaylık imkânlarının yanında, insanın etik sorumlulukları, iradesi ve anlam üretme kapasitesinin korunmasının hayati önem taşıdığı vurgulandı.
Seminer süresince dijital çağ; etik sorumluluk, özgür irade, anlam arayışı ve insan onuru başlıkları çerçevesinde ele alındı. Teknolojinin insan hayatındaki yerinin yalnızca teknik bir ilerleme başlığı olarak değil; aynı zamanda ahlaki ve toplumsal bir mesele olarak değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi. İnsanlığın teknoloji ile kurduğu ilişkinin, değer üretme süreçleri, hakikatle kurulan bağ ve toplumsal sorumluluk bilinci ile birlikte ele alınmasının gerekliliği üzerinde duruldu.
Katılımcıların katkılarıyla çok yönlü bir tartışma ortamına dönüşen programda, dijital çağın sunduğu imkânlar ile insanın etik sorumlulukları arasındaki dengenin korunmasının, geleceğin toplumsal yapısı açısından belirleyici olacağı görüşü öne çıktı. Medrese Davutpaşa’da gerçekleştirilen bu program, dijitalleşmenin yalnızca teknik bir dönüşüm değil; insanlık düşüncesini, değer üretimini ve toplumsal ilişkileri doğrudan etkileyen çok katmanlı bir süreç olduğunu ortaya koyan önemli bir değerlendirme alanı sundu.


