Haberler
Fatih Belediyesi ve ESKADER İş Birliğinde Medrese Davutpaşa'daki Bâbıâli Sohbetleri'nde Mevlana ve Mesnevi Ele Alındı
Fatih Belediyesi ile ESKADER iş birliğinde Medrese Davutpaşa’da sürdürülen Bâbıâli Sohbetleri’nin 436’ncı programında, Hz. Mevlana’nın sözleri ve Mesnevi üzerinden insanın zamanla, anlamla ve hakikatle kurduğu ilişki ele alındı.
26 Aralık 2025
Fatih Belediyesi’nin kültür ve düşünce alanında uzun yıllardır istikrarlı biçimde sürdürdüğü Bâbıâli Sohbetleri, Medrese Davutpaşa’nın tarihî atmosferinde devam ediyor. ESKADER iş birliğiyle düzenlenen ve farklı disiplinlerden isimleri düşünce ekseninde bir araya getiren programın 25 Aralık Perşembe günü gerçekleştirilen 436’ncı buluşması, Hz. Mevlana’nın düşünce dünyasına odaklanan kapsamlı bir sohbetle gerçekleştirildi.
Programda konuşmacı olarak yer alan Cihan Okuyucu, Hz. Mevlana’nın sözleri ve eserleri üzerinden bugünün insanına seslenen anlam katmanlarını ele aldı. Konuşmasına Mevlana’ya atfedilen “Pir menem civan menem, tir menem keman menem, devlet-i cavidan menem, men ne menem ne men menem” dörtlüğüyle başlayan Okuyucu, bu dizeler üzerinden zaman, insan ve söz kavramları üzerine değerlendirmelerde bulundu. Hz. Mevlana’nın ömür bakımından sınırlı bir hayat sürmesine rağmen sözleriyle asırları aşan bir etki ortaya koyduğunu vurgulayan Okuyucu, Mevlana’nın düşüncelerinin zamanla eskimediğini, her çağda yeniden anlam kazandığını ifade etti.
Konuşmasında ok ve yay benzetmesini kullanan Okuyucu, yayı terk eden okun yolculuğunu sürdürmesi gibi, Mevlana’nın sözlerinin de yüzyıllar boyunca insanlığa ulaşmaya devam ettiğini belirtti. Yay bir kenara asılsa bile okun menziline doğru ilerlemeyi sürdürdüğünü ifade eden Okuyucu, Mevlana’nın sözlerinin de aynı şekilde zamanın sınırlarını aşarak bugüne ulaştığını dile getirdi. Bu yönüyle Hz. Mevlana’nın, zamanın aşındıramadığı ve her çağda karşılık bulan bir anlam dünyası inşa ettiğini söyledi.
Sohbetin ilerleyen bölümünde metinlerin insanla kurduğu ilişki üzerinde duran Okuyucu, bazı eserlerin yalnızca okunmadığını, insanla konuştuğunu ifade etti. Kur’an-ı Kerim’in her asrın insanına o asrın diliyle hitap ettiğini belirten Okuyucu, büyük manevi şahsiyetlerin eserlerinin de yaşadıkları dönemi aşarak sonraki nesillerle güçlü bir bağ kurduğunu aktardı. Bu çerçevede Mesnevi’nin, insanın anlam arayışına cevap veren, iç dünyasını sorgulamasına imkân tanıyan ve yön gösteren bir eser olduğunu vurguladı.
Mesnevi’nin insana tuttuğu büyük ayna sayesinde kişinin kendisini, zaaflarını ve imkânlarını görme fırsatı bulduğunu ifade eden Okuyucu, bu eserin yalnızca bir edebiyat metni olarak değil, insanın kendisiyle ve hayatla kurduğu ilişkiyi yeniden düşünmesine imkân tanıyan bir rehber olarak okunması gerektiğini dile getirdi. Okuyucu, Mesnevi’nin insanı merkeze alan anlatımıyla her dönemde yeni sorular sordurduğunu ve yeni cevaplar ürettiğini belirtti.
Program boyunca okuduğu beyitlerle dinleyicilere kapsamlı ve yoğun bir Mesnevi anlatımı sunan Cihan Okuyucu, anlatımını edebî bir dil ve düşünsel derinlikle sürdürdü. Hz. Mevlana’nın sözlerini günümüz insanının karşı karşıya kaldığı meselelerle ilişkilendiren Okuyucu, Mevlana’nın düşüncelerinin bugünün dünyasında da yol gösterici nitelik taşıdığını ifade etti.
Sohbetin son bölümünde katılımcılardan gelen soruları yanıtlayan Okuyucu, Mevlana’nın düşünce mirasının ancak okuma, anlama ve üzerinde düşünme çabasıyla canlı tutulabileceğini vurguladı. Program, Medrese Davutpaşa’nın bahçesinde çekilen hatıra fotoğrafının ardından sona erdi.
Bâbıâli Sohbetleri, Medrese Davutpaşa’da önümüzdeki haftalarda da düşünce, edebiyat ve irfan ekseninde farklı konu ve konuklarla devam ederek kültür hayatına katkı sunmayı sürdürecek.


