Haberler
IV. Yeditepe Bienali, “Şahit” Kavramını Sanatın Merkezine Taşıyor
Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı himayelerinde, Fatih Belediyesi ile Klasik Türk Sanatları Vakfı iş birliğinde gerçekleştirilecek IV. Yeditepe Bienali, “Şahit: Varlığın Aynasında Akisler” temasıyla Haziran 2027’de sanatseverlerle buluşacak.
2 Ağustos 2026
Sanat tarihi boyunca eser, çoğu zaman sanatçının ulaştığı olgunluğun bir göstergesi olarak değerlendirildi. IV. Yeditepe Bienali ise bu yerleşik bakışı tersinden okumayı teklif ediyor. Bu yıl “Şahit: Varlığın Aynasında Akisler” temasıyla düzenlenecek bienal, tamamlanmış olana değil; oluş hâline, kesinliğe değil arayışa, sonuca değil insanın kendi varlığını inşa ederken geçtiği yolun izlerine odaklanıyor.
Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı himayelerinde, Fatih Belediyesi ile Klasik Türk Sanatları Vakfı iş birliğinde gerçekleştirilecek bienal, klasik Türk sanatlarının taşıdığı medeniyet hafızasını çağdaş düşünceyle buluştururken, sanatçıyı teknik ustalığının ötesinde kendi hakikatine yönelen bir özne olarak ele alıyor.
Şahitlik Bir Makam Değil, Süreçtir
İsmail Hakkı Gurbetci’nin ortaya koyduğu küratöryel yaklaşımda “şahitlik”, donmuş bir an ya da ulaşılan bir mertebe değil; insanın varoluş yolculuğu boyunca farkındalıklarla ve sapmalarla yeniden şekillenen dinamik bir oluş hâlidir. İnsan, kendi varlığını inşa ederken yalnızca ilerlemez; zaman zaman yönünü kaybeder, yeniden düşünür, yeniden kurar ve yeniden başlar. Bienalin dikkat çektiği asıl alan da tam olarak bu kırılmaların ve dönüşümlerin görünür olduğu eşiktir.
Bu nedenle bienalde eser, tamamlanmış bir hakikatin temsili olmaktan çok; arayışın, tereddüdün, cesaretin ve yeniden yönelişlerin yaşayan kaydı olarak değerlendiriliyor. Sanatçının üretim süreci, ortaya çıkan nesneden ayrılmayan düşünsel ve manevi bir yolculuk olarak okunuyor.
Kusursuzluğun Ardındaki İnsan
IV. Yeditepe Bienali’nin temel önerilerinden biri de klasik sanatların kusursuzluk anlayışını yeniden düşünmeye davet etmesi. Geleneksel sanatların disiplinli yapısı içinde yetişen sanatçıya yöneltilen soru yalnızca “Nasıl ürettin?” değil; “Üretirken neye dönüştün?” sorusudur.
Bienalin sanatçılara yönelttiği temel çağrı ise bu yaklaşımı açık biçimde ortaya koyuyor:
“Geleneksel sanatların disiplinli dünyasında kendi varlığınızı inşa ederken hangi farkındalıkların ve hangi sapmaların şahidi oldunuz? Eseriniz, bu içsel tanıklığın izlerini nasıl taşıyor?”
Bu soru, sanatçıyı yalnızca geleneği sürdüren bir uygulayıcı olmaktan çıkarıyor; geleneğin içinde kendi varlığını yeniden kuran ve bunu eserine taşıyan bir özne olarak konumlandırıyor. Böylece hata, eksiklik ve kusur gibi kavramlar da estetik başarısızlık olarak değil; hakikate açılan insani imkânlar olarak yeniden değerlendiriliyor.
Geleneği Korumak Değil, Onun İçinde Yaşamak
Bienalin düşünsel çerçevesi, klasik Türk sanatlarını geçmişe ait tamamlanmış formlar olarak görmüyor. Hat, tezhip, minyatür, ebru, çini ve diğer geleneksel sanat disiplinleri; yaşayan, dönüşen ve her yeni sanatçının iç dünyasında yeniden anlam kazanan üretim alanları olarak ele alınıyor.
Bu bakışta sanat eseri, yalnızca estetik bir nesne değildir. Aynı zamanda sanatçının vicdanını, sabrını, yönelişlerini, tereddütlerini ve hakikatle kurduğu ilişkinin izlerini taşıyan bir şahitlik belgesidir. İzleyici ise yalnızca tamamlanmış eserle değil; o eseri mümkün kılan içsel yolculukla karşılaşmaya davet edilir.
Küratöryel Seçki Bir Sergiden Fazlasını Vaat Ediyor
İsmail Hakkı Gurbetci’nin oluşturacağı seçki, klasik Türk sanatlarının biçimsel mirasını sergilemekten öte, bu mirasın ardındaki düşünceyi, samimiyeti ve yaşama biçimini görünür kılmayı amaçlıyor. Bienal, şahitliği geçmişten bugüne taşınan bir emanet olarak değil; o emanetin ağırlığıyla bugünde yaşayabilme cesareti olarak yorumluyor.
Bu yönüyle IV. Yeditepe Bienali, yalnızca eserlerin sergilendiği bir organizasyon değil; klasik Türk sanatlarının bugün nasıl var olabileceğine ilişkin kapsamlı bir düşünce zemini kurmayı hedefliyor.
Başvuruları 15 Ağustos 2026 tarihine kadar devam edecek bienalin değerlendirme süreci 1-30 Eylül 2026 arasında gerçekleştirilecek. Seçilen sanatçılar eserlerini 1 Ekim 2026-1 Mart 2027 tarihleri arasında üretecek, eser teslimleri ise 21 Mart 2027 tarihinde tamamlanacak. Haziran 2027’de İstanbul’un tarihî mekânlarında kapılarını açacak IV. Yeditepe Bienali, klasik Türk sanatlarının geçmişle gelecek arasında kurduğu bağı, bu kez “şahitlik” kavramı etrafında yeniden düşünmeye davet edecek.


