Haberler
KARINCA El Emeği Eğitim Birimimiz ile Ayvansaray'da, Ebru Zemin Üzerine İstanbul Silüeti Çalışmasıyla Gelenek ve Şehir Hafızası Aynı Zeminde Buluştu
KARINCA El Emeği Eğitim Birimimiz tarafından Ayvansaray’da gerçekleştirilen uygulamada, Ressam Cemal Toy ve Ebru hocası Rabia Karatay’ın rehberliğinde battal ve gelgit teknikleriyle hazırlanan ebru zeminleri üzerine İstanbul silüeti işlendi.
26 Şubat 2026
Fatih Belediyesi KARINCA El Emeği Eğitim Birimi’ne bağlı Ayvansaray Eğitim Birimi’nde gerçekleştirilen uygulamada, geleneksel ebru sanatının teknik birikimi ile İstanbul’un tarihî kimliği aynı yüzeyde buluştu. Ressam Cemal Toy ve Ebru hocası Rabia Karatay’ın rehberliğinde yürütülen çalışmada, katılımcılar ebru sanatının temel tekniklerini uygulamalı olarak öğrenirken, bu teknikleri İstanbul silüetiyle bütünleştirerek özgün çalışmalar ortaya koydu.
Uygulamanın ilk aşamasında, ebru sanatının temel yöntemlerinden olan battal ve gelgit teknikleri kullanılarak zemin hazırlıkları gerçekleştirildi. Boyaların su yüzeyinde oluşturduğu doğal hareketler dikkatle izlenerek desen oluşum süreci yönlendirildi ve her biri kendine özgü karakter taşıyan ebru zeminleri elde edildi. Bu süreç, katılımcıların suyun yüzeyinde gerçekleşen değişimleri gözlemleme, müdahale zamanını doğru belirleme ve desen oluşumuna bilinçli şekilde katkı sunma becerilerini geliştirmelerine imkân sağladı.
Ebru sanatının temelinde yer alan sabır, dikkat ve denge unsurları, uygulama sürecinin her aşamasında belirleyici rol oynadı. Katılımcılar, suyun yüzeyinde oluşan desenlerin kontrol edilebilir ve aynı zamanda özgür yapısını deneyimleyerek, geleneksel sanatların üretim mantığını doğrudan gözlemleme fırsatı buldu. Her bir ebru zemini, suyun akışıyla şekillenen ve tekrar edilemeyen özgün bir yüzey niteliği taşıdı.
Zemin hazırlıklarının tamamlanmasının ardından çalışmaların ikinci aşamasına geçildi. Kuruyan ebru yüzeyleri üzerine ince fırça kullanılarak İstanbul silüeti çizimleri gerçekleştirildi. Bu aşamada katılımcılar, çizgi kontrolü, oran, denge ve kompozisyon bütünlüğü gibi temel sanatsal ilkeleri uygulamalı olarak deneyimledi. İstanbul’un camileri, kubbeleri, minareleri ve tarihî yapılarından oluşan silüetler, ebru yüzeyinin doğal dokusuyla bütünleşerek her katılımcının kendi yorumunu yansıtan özgün kompozisyonlara dönüştü.
Suyun yüzeyinde kendiliğinden oluşan desenlerin üzerine bilinçli bir çizgi ile yapılan müdahale, özgürlük ve disiplin kavramlarını aynı düzlemde bir araya getirdi. Suyun akışkan ve sınır tanımayan yapısı ile çizginin kontrollü ve yönlendirici karakteri, geleneksel sanat anlayışının temel dengesini ortaya koydu. Böylece ebru yüzeyi yalnızca bir zemin olmaktan çıkarak, İstanbul’un tarihî kimliğini taşıyan bir anlatım alanına dönüştü.
Gerçekleştirilen çalışma süresince katılımcılar, yalnızca bir sanat uygulaması gerçekleştirmekle kalmadı; aynı zamanda el-göz koordinasyonu, dikkat, odaklanma, sabır ve yüzey okuma becerilerini geliştirdi. İnce fırça ile yapılan silüet çalışmaları, katılımcıların çizgi hâkimiyetini güçlendirirken, kompozisyon kurma ve estetik denge oluşturma becerilerinin gelişmesine katkı sağladı. Bu süreç, geleneksel sanat eğitiminin yalnızca teknik bilgi aktarımıyla sınırlı olmadığını, aynı zamanda bireyin dikkat, disiplin ve estetik duyarlılık kazanımını destekleyen bütüncül bir eğitim yaklaşımı sunduğunu ortaya koydu.
Her bir ebru çalışması, suyun yüzeyinde oluşan farklı desenlerin etkisiyle birbirinden ayrışan İstanbul yorumlarının ortaya çıkmasına imkân tanıdı. Böylece aynı teknikle hazırlanan çalışmalar, farklı estetik sonuçlara ulaşarak katılımcıların bireysel ifade biçimlerini yansıtan özgün üretimlere dönüştü. Suyun içinden yükselen silüetler, İstanbul’un tarihî sürekliliğini ve kültürel katmanlarını simgesel bir anlatımla görünür hâle getirdi.
KARINCA El Emeği Eğitim Birimi’nde sürdürülen bu tür uygulamalar, geleneksel sanatların yaşatılmasına ve gelecek nesillere aktarılmasına katkı sunarken, katılımcıların üretim sürecine aktif olarak katılmalarını sağlayan uygulamalı bir eğitim ortamı oluşturuyor. Ayvansaray Eğitim Birimi’nde gerçekleştirilen bu çalışma, geleneksel sanat eğitiminin çağdaş eğitim yöntemleriyle desteklenmesine, kültürel mirasın korunmasına ve İstanbul’un tarihî kimliğinin sanat aracılığıyla yeniden yorumlanmasına katkı sağlayan önemli bir eğitim faaliyeti olarak öne çıkıyor.
Geleneksel ebru sanatının suyla kurduğu ilişki, bu çalışmada İstanbul’un silüetiyle birleşerek yalnızca estetik bir üretim değil, aynı zamanda kültürel bir hafıza çalışmasına dönüştü. Suyun özgürlüğü ile çizginin disiplini aynı yüzeyde buluşurken, gelenek, şehir ve sanat ortak bir anlatım dilinde yeniden hayat buldu.


