-A A+

Medrese Davutpaşa'da Bâbıâli Sohbetleri Devam Ediyor: İsmail Yiğit ile Çini Sanatının Anlam Dünyası

Fatih Belediyesi ile ESKADER iş birliğinde düzenlenen Bâbıâli Sohbetleri, Medrese Davutpaşa’da devam ediyor. Serinin 435’inci toplantısında çini sanatçısı İsmail Yiğit, çini sanatını insan, tabiat ve kadim bilgi geleneği çerçevesinde ele aldı.

19 Aralık 2025
Medrese Davutpaşa da Bâbıâli Sohbetleri Devam Ediyor: İsmail Yiğit ile Çini Sanatının Anlam Dünyası

Fatih Belediyesi ile ESKADER iş birliğinde uzun yıllardır istikrarlı biçimde devam eden Bâbıâli Sohbetleri, Medrese Davutpaşa’da kültür ve düşünce dünyasını buluşturmaya devam ediyor. Bu çerçevede düzenlenen programların 435’inci buluşmasında, çini sanatının önemli temsilcilerinden İsmail Yiğit konuk oldu. Medrese Davutpaşa’nın tarihî dokusu ve sakin atmosferinde gerçekleşen söyleşi, sanatın yalnızca estetik bir üretim alanı değil; aynı zamanda insanın tabiatla, zamanla ve anlam arayışıyla kurduğu ilişkinin bir yansıması olduğunu ortaya koydu.

18 Aralık Perşembe günü düzenlenen programda İsmail Yiğit, konuşmasına öğrencilik yıllarından itibaren sanatla kurduğu bağı anlatarak başladı. Çini sanatına yönelmesinde aldığı eğitimin belirleyici olduğunu vurgulayan Yiğit, Jale Yılmabaşar, Güngör Güner, Ateş Arcasoy, Tankut Öktem ve Oktay Aslanapa gibi alanında öncü isimlerden ders alma imkânı bulduğunu ifade etti. Bu isimlerin yalnızca teknik bilgi değil, aynı zamanda sanat ahlâkı ve disiplin kazandırdığını dile getiren Yiğit, yıllar içerisinde edindiği birikimi büyük ölçekli ve tarihî çalışmalara aktardığını belirtti.

Yiğit, söyleşi kapsamında, Ahmet Yesevi Hazretleri’nin 15 metrelik kubbesi ile iç cephe tuğlaları ve farklı birimlerde yer alan çinilerin yeniden yapım sürecinde yer almasının kendisi için taşıdığı anlamı da katılımcılarla paylaştı. Bu çalışmanın yalnızca bir uygulama süreci değil; geçmişle kurulan güçlü bir bağ ve geleneğin bugüne taşınması açısından önemli bir sorumluluk olduğunu vurguladı. Sanat üretiminde sürekliliğin ve geleneğe sadakatin önemine dikkat çeken Yiğit, çini sanatının ustalıkla birlikte sabır ve ölçü gerektiren bir alan olduğunu ifade etti.

Söyleşinin öne çıkan başlıklarından biri Kütahya’nın çini sanatı açısından sahip olduğu benzersiz coğrafi ve doğal zenginlik oldu. Yiğit, Kütahya’nın her bir karış toprağının çini sanatına hammadde sağlayan madenlerle çevrili olduğunu belirterek, şehrin bu yönüyle tarih boyunca önemli bir üretim merkezi hâline geldiğini anlattı. Kütahya merkezden Tavşanlı’ya doğru ilerlerken karşılaşılan demir oksitli kırmızı topraklar, hemen yanında yer alan ve rengini gümüş madeninden alan beyaz topraklar, ilerleyen mesafelerde ortaya çıkan kömür yatakları, Emet’te bulunan dünyanın en büyük bor rezervlerinden biri ve Altıntaş’taki mermer ocakları, Yiğit’in aktardığı örnekler arasında yer aldı. Eskişehir istikametindeki Türkmen Dağı kilinin çini sanatı açısından taşıdığı değere de değinen Yiğit, bu kilin doğru ellerde nasıl nitelikli eserlere dönüştüğünü anlattı.

Kütahya’nın yalnızca bir madenler şehri değil, aynı zamanda zengin su kaynaklarına sahip bir şehir olduğuna dikkat çeken Yiğit, bölgede 32 farklı su kaynağı bulunduğunu ve her birinin farklı özellikler taşıdığını ifade etti. Geçmişte bu suların şifa vesilesi olarak değerlendirildiğini aktaran Yiğit, buradan hareketle insan ile çini arasındaki benzerliklere değindi. İnsanın topraktan yaratıldığına, bedeninin büyük bir bölümünün sudan oluştuğuna, nefesle havayla ilişki kurduğuna ve belirli bir ısı dengesiyle yaşamını sürdürdüğüne dikkat çeken Yiğit, bu ölçülerin bozulması hâlinde insan sağlığının nasıl etkilendiğini anlattı. Aynı dengenin çini üretiminde de geçerli olduğunu belirten Yiğit, toprak, su, hava ve ateşin ölçüsünün doğru ayarlanmasının ortaya çıkan eserin niteliğini doğrudan belirlediğini vurguladı.

Konuşmasını Kur’an-ı Kerim’den ayetlerle, insanın topraktan yaratılışına dair yorumlarla ve Ömer Hayyam, Mevlana ile Âşık Veysel’den ezbere okuduğu rubai ve şiirlerle zenginleştiren İsmail Yiğit, dinleyicilere yalnızca bir sanat söyleşisi değil; zaman, mekân ve tasavvuf ekseninde çok katmanlı bir düşünce yolculuğu sundu. Anlatım, çini sanatının teknik yönlerinin ötesine geçerek insanın anlam arayışına ve sanatın bu arayıştaki yerine dair güçlü bir çerçeve çizdi.

Katılımcıların sorularıyla interaktif biçimde devam eden söyleşi, Medrese Davutpaşa’nın bahçesinde çekilen hatıra fotoğrafıyla sona erdi. Bâbıâli Sohbetleri’nin Medrese Davutpaşa’da kültür, sanat ve düşünce ekseninde düzenli olarak devam edeceği, farklı disiplinlerden isimleri ağırlamayı sürdüreceği belirtildi.

Fabim Sanal Asistan FABİM Başvuru Formu FABİM Başvuru Formu
Fatih Belediyesi
NextSosial NextSosial BaÅŸkan Instagram BaÅŸkan X BaÅŸkan Facebook BaÅŸkan YouTube BaÅŸkan Telegram BaÅŸkan WebBaÅŸkan Web

Warning

Reading cannot be initiated since there is no Turkish language support. You can add Turkish language support to your device from the settings section.

Şimdi konuşabilirsiniz Sizi dinliyorum... Anlaşılmadı. Tekrar Deneyin