Haberler
Medrese Davutpaşa'da Çin Halk Cumhuriyeti'nin Modernleşme Süreci Çok Yönlü Olarak Değerlendirildi
Medrese Davutpaşa’da gerçekleştirilen programda, Çin Halk Cumhuriyeti’nin 1949’dan günümüze uzanan modernleşme süreci ve küresel etkileri değerlendirildi.
5 Nisan 2026
Fatih Belediyesi tarafından Medrese Davutpaşa’da gerçekleştirilen eğitim programı kapsamında “Çin Halk Cumhuriyeti’nde Modernleşme” başlıklı oturum düzenlendi. Programda, Çin’in 1949 yılında kurulan siyasal yapısından günümüze uzanan modernleşme süreci, dünya tarihindeki diğer modernleşme deneyimlerinden ayrışan yönleriyle ele alındı. Çin’in modernleşme tecrübesinin yalnızca ekonomik büyüme üzerinden değil, ideolojik, siyasal ve toplumsal dönüşüm boyutlarıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı.
Oturumda, Batı merkezli modernleşme modellerinden farklı bir çizgide ilerleyen Çin’in Komünist modernleşme anlayışı üzerinde duruldu. Bu çerçevede Çin’in devlet merkezli kalkınma yaklaşımı, planlı ekonomi politikaları ve toplumsal organizasyon biçimleri incelenerek modernleşme sürecinin özgün karakteri ortaya konuldu. Çin’in modernleşme sürecinin, klasik sanayileşme modellerinden farklı olarak merkezi planlama ile kademeli piyasa açılımını bir araya getiren hibrit bir yapı sergilediği ifade edildi.
Programda Mao Zedong döneminde gerçekleştirilen devrimci yeniden yapılanma süreci ayrıntılı biçimde değerlendirildi. Bu dönemde uygulanan politikaların Çin’in siyasal yapısının yeniden şekillenmesinde önemli rol oynadığı, kırsal kalkınma politikaları, kolektif üretim anlayışı ve ideolojik dönüşüm süreçlerinin toplumsal yapıyı derinden etkilediği belirtildi. Mao döneminin, Çin modernleşmesinin başlangıç aşamasında merkezi bir rol üstlendiği ve devletin yönlendirici gücünü pekiştirdiği ifade edildi.
Oturumda ayrıca Mao sonrası dönemde Deng Xiaoping liderliğinde başlatılan reform ve dışa açılma politikaları kapsamlı şekilde ele alındı. 1978 sonrasında hayata geçirilen ekonomik reformların Çin’in dünya ekonomisiyle entegrasyonunu hızlandırdığı, özel ekonomik bölgelerin kurulması, dış yatırımların teşvik edilmesi ve üretim kapasitesinin artırılması gibi adımların modernleşme sürecinde belirleyici olduğu vurgulandı. Bu süreçte devlet kontrolünün tamamen ortadan kalkmadığı, aksine piyasa mekanizmalarıyla birlikte sürdürüldüğü ve bu modelin Çin’e özgü bir kalkınma yaklaşımı ortaya koyduğu ifade edildi.
Programda, Çin’in modernleşme sürecinin toplumsal boyutları da ele alındı. Kırsal nüfusun kentlere yönelmesi, sanayileşme ile birlikte ortaya çıkan yeni iş gücü yapısı, eğitim politikalarındaki dönüşüm ve teknolojik yatırımların artışı gibi unsurların Çin toplumunda önemli değişimlere yol açtığı belirtildi. Bu dönüşümün, Çin’in küresel rekabet gücünü artıran temel faktörlerden biri olduğu ifade edildi.
Oturumda ayrıca Çin’in modernleşme sürecinin uluslararası sistem üzerindeki etkileri değerlendirildi. Çin’in üretim kapasitesi, ticaret hacmi ve küresel yatırımlarıyla dünya ekonomisinde önemli bir aktör hâline geldiği vurgulanırken, modernleşme sürecinin jeopolitik dengeler üzerindeki yansımalarına da değinildi. Çin’in geliştirdiği kalkınma modelinin, özellikle gelişmekte olan ülkeler için alternatif bir modernleşme örneği sunduğu ifade edildi.
Programda yapılan değerlendirmelerde, Çin’in modernleşme sürecinin tek boyutlu bir dönüşüm olmadığı; ideoloji, ekonomi, siyaset ve toplumun iç içe geçtiği çok katmanlı bir gelişim sürecini ifade ettiği belirtildi. Devletin yönlendirici rolü, uzun vadeli kalkınma stratejileri ve kontrollü reform yaklaşımının Çin modernleşmesinin temel unsurları arasında yer aldığı vurgulandı.
Medrese Davutpaşa’da gerçekleştirilen program, katılımcılara Çin Halk Cumhuriyeti’nin modernleşme deneyimini tarihsel arka planı, liderlik yaklaşımları ve küresel etkileriyle birlikte değerlendirme imkânı sunarak tamamlandı.


