Haberler
Medrese Davutpaşa'da Din, Dil ve Anlam İlişkisi Felsefî Okumalarla Ele Alındı
Medrese Davutpaşa’da devam eden Akıl ve İman: Din Felsefesi Okumaları programının bu ayki oturumunda, Wittgenstein’ın dil oyunları teorisi çerçevesinde din dilinin anlamı ve felsefî meşruiyeti ele alındı.
19 Aralık 2025
Fatih Belediyesi’nin Medrese Davutpaşa’da devam eden Devam Ediyor program serisi kapsamında gerçekleştirilen Akıl ve İman: Din Felsefesi Okumaları, düşünce dünyasının temel problemlerini merkeze alan içeriğiyle çalışmalarını sürdürüyor. Programın yürütücülüğünü üstlenen Dr. Resul Yüksel, bu ayki oturumda 20. yüzyıl felsefesinin belirleyici isimlerinden Ludwig Wittgenstein’ın dil anlayışı üzerinden din dili tartışmalarını ele aldı.
Oturumda, Wittgenstein’ın özellikle geç dönem felsefesinde geliştirdiği dil oyunları kavramı ayrıntılı biçimde incelendi. Wittgenstein’ın, dilin anlamını soyut tanımlardan ziyade kullanım bağlamı içerisinde değerlendiren yaklaşımı doğrultusunda, her dilsel pratiğin kendi kuralları, ölçütleri ve anlam dünyası olduğu vurgulandı. Bu çerçevede din dilinin, bilimsel ya da empirist söylemlerle aynı doğrulama kriterlerine tabi tutulamayacağı; kendi iç tutarlılığı ve kullanım alanı içerisinde anlam kazandığı ifade edildi.
Programda, mantıkçı pozitivistlerin dinî ifadeler ve iddialar karşısında geliştirdiği sert eleştiriler de ele alındı. Mantıkçı pozitivist yaklaşımın, doğrulanabilirlik ilkesini merkeze alarak dinî önermeleri anlamsız ve epistemik içerikten yoksun sayan tutumu, felsefî arka planıyla birlikte değerlendirildi. Bu yaklaşımın, dinî söylemi bütünüyle felsefî tartışma alanının dışına itme iddiası, Wittgensteincı perspektiften eleştirel bir okumaya tabi tutuldu.
Dr. Resul Yüksel’in değerlendirmelerinde, din dilinin bilimsel dilin kavramsal çerçevesiyle ölçülmesinin felsefî açıdan sorunlu olduğu üzerinde duruldu. Dinî önermelerin anlamının, inanç pratikleri, ahlâkî yönelimler ve hayat tarzlarıyla kurduğu ilişki üzerinden okunması gerektiği vurgulandı. Bu bağlamda, din dilinin yalnızca teorik doğruluk iddialarıyla değil, yaşantı ve pratikle iç içe geçmiş bir anlam alanı sunduğu ifade edildi.
Katılımcılar, dinî ifadelerin anlamlılığı ve savunulabilirliği meselesini, gündelik dil, ahlâk, sanat ve hukuk gibi farklı dil oyunlarıyla kurduğu ilişkiler üzerinden tartışma imkânı buldu. Oturum boyunca, din dilinin felsefî tartışmalardan dışlanması yerine, kendi özgül bağlamı içinde ele alınmasının düşünce dünyasına katkı sunduğu yönündeki yaklaşımlar öne çıktı.
Medrese Davutpaşa’nın tarihî atmosferinde gerçekleştirilen Akıl ve İman: Din Felsefesi Okumaları programı, din, akıl ve dil ilişkisini derinlikli okumalar eşliğinde ele alarak katılımcılara nitelikli bir düşünce zemini sunmayı amaçlıyor. Program serisi, önümüzdeki oturumlarda da farklı filozoflar, kuramsal yaklaşımlar ve temel felsefî problemler etrafında din felsefesine dair tartışmaları sürdürmeye devam edecek.


