-A A+

Cağaloğlu Kitapçılar Çarşısı'ndaki Kahvehane'de Devam Eden Bâbıâli Sohbetleri'nde, Yapay Zekâ Çağında Habercilik Ayrıntılı Şekilde Ele Alındı

ESKADER ve Fatih Belediyesi iş birliğiyle düzenlenen Bâbıâli Sohbetleri, Cağaloğlu Kitapçılar Çarşısı’ndaki Kahvehane’de sürüyor. Gazeteci-yazar Yunus Emre Kabaoğlu, haberciliğin dönüşümünü ve yapay zekânın medyaya etkilerini değerlendirdi.

18 Ocak 2026
Cağaloğlu Kitapçılar Çarşısı ndaki Kahvehane de Devam Eden Bâbıâli Sohbetleri nde, Yapay Zekâ Çağında Habercilik Ayrıntılı Şekilde Ele Alındı

ESKADER ile Fatih Belediyesi iş birliğinde düzenlenen Bâbıâli Sohbetleri, Cağaloğlu Kitapçılar Çarşısı’nda yer alan Kahve Hane’de her perşembe kültür, sanat ve edebiyat dünyasından isimleri ağırlamaya devam ediyor. Uzun yıllardır düzenli olarak gerçekleştirilen program dizisi, düşünce ve tartışma geleneğini canlı tutan yapısıyla dikkat çekiyor. Bu kapsamda gerçekleştirilen 438’inci programın konuğu, “Yapay Zekâ Çağında Habercilik” kitabının yazarı gazeteci-yazar Yunus Emre Kabaoğlu oldu.

Programda konuşan Kabaoğlu, sunumuna haberciliğin ve gazeteciliğin tarihsel serüvenini özetleyerek başladı. Gazetecilik adına bilinen en eski uygulamanın, M.Ö. 59 yılında Roma’da devletin resmî işlerinin yazılı metinler hâlinde kamusal alanlara asılmasıyla ortaya çıktığını belirten Kabaoğlu, modern anlamda haberciliğin ise 1600’lü yıllarda Avrupa’da şekillenmeye başladığını ifade etti. Bu dönemde kitap formunda basılan ilk gazetelerin, haberin düzenli olarak dolaşıma girmesinde önemli bir eşik oluşturduğunu dile getirdi.

Endüstri devrimiyle birlikte matbaanın yaygınlaşmasının gazeteciliği meslek hâline getirdiğini vurgulayan Kabaoğlu, ulaşım ağlarının gelişmesiyle haberlerin daha geniş coğrafyalara çok daha kısa sürede ulaştığını söyledi. Tren yollarının devreye girmesiyle birlikte dağıtımın hızlandığını, bunun da gazetenin toplumsal hayattaki yerini güçlendirdiğini ifade etti. Aynı dönemde okuryazarlık oranlarının arttığını, baskı, kâğıt ve dağıtım maliyetlerindeki düşüşün gazeteyi daha ulaşılabilir bir araç hâline getirdiğini belirtti.

19’uncu yüzyılda telgraf ve daktilonun, 20’nci yüzyılda ise radyo ve televizyonun haberciliğin temel araçları arasına girdiğini hatırlatan Kabaoğlu, bu süreçte iletişimin büyük ölçüde tek yönlü ilerlediğini ifade etti. Gazete, radyo ve televizyonun haber verdiğini, okurun ise bu bilgiyi alan konumunda kaldığını söyleyen Kabaoğlu, 1970’li yıllarda bilgisayarın, 1990’lı yıllarda ise internetin hayatımıza girmesiyle haberciliğin yeni bir döneme girdiğini dile getirdi.

Bu dönemin Web 1.0 olarak tanımlandığını belirten Kabaoğlu, iletişimin hâlâ tek yönlü olduğunu, asıl kırılmanın 2000’li yıllarla birlikte yaşandığını söyledi. Web 2.0 süreciyle birlikte etkileşim kavramının öne çıktığını, okurun da habere yorum yapabildiği ve sürece dâhil olduğu bir yapının oluştuğunu ifade etti. Bu değişimin gazeteciliğin hızını, dilini ve sorumluluk alanlarını doğrudan etkilediğini vurguladı.

Konuşmasının ilerleyen bölümünde toplumsal dönüşümleri “reset” kavramı üzerinden değerlendiren Kabaoğlu, Birinci Dünya Savaşı sonrası yaşanan büyük kırılmalarla birlikte dünyanın yeniden şekillendiğini, günümüzde ise dijitalleşme ve yapay zekâ teknolojileriyle yeni bir dönüşüm eşiğinde olunduğunu ifade etti. Yapay zekânın yayıncılık, yazarlık ve habercilik alanlarında sunduğu imkânlara dikkat çeken Kabaoğlu, kapak tasarımından redaksiyona, kaynak taramasından içerik üretimine kadar pek çok sürecin artık çok daha kısa sürede gerçekleştirilebildiğini anlattı.

Yapay zekânın bazı meslekleri ortadan kaldıracağı yönündeki tartışmalara da değinen Kabaoğlu, bu teknolojinin nitelikli üretimi öne çıkaracağını, düşünen, yönlendiren ve karar veren profesyonellerin her zaman var olmaya devam edeceğini vurguladı. Meta evren ve dijital varlıklar konusuna da değinen Kabaoğlu, kitapların, şiirlerin ve sanat eserlerinin dijital ortamlarda yeni değer alanları oluşturduğunu, bu durumun yayıncılık dünyasında yeni tartışmaları beraberinde getirdiğini belirtti.

Programın sonunda yapay zekânın insanı esir alan bir unsur değil, bilinçli kullanıldığında üretimi destekleyen bir araç olduğunu ifade eden Kabaoğlu, hız çağında durabilmenin de bir tercih olduğunu vurguladı. Teknolojinin yönünü belirleyecek olanın, insanın kendi alışkanlıkları ve teknolojiyle kurduğu ilişki olduğunu belirten Kabaoğlu’nun konuşması, katılımcıların ilgisiyle takip edildi. Bâbıâli Sohbetleri, soru ve değerlendirmelerin ardından tamamlandı.

Fabim Sanal Asistan FABİM Başvuru Formu FABİM Başvuru Formu
Fatih Belediyesi
NextSosial NextSosial Başkan Instagram Başkan X Başkan Facebook Başkan YouTube Başkan Telegram Başkan WebBaşkan Web

Warning

Reading cannot be initiated since there is no Turkish language support. You can add Turkish language support to your device from the settings section.

Şimdi konuşabilirsiniz Sizi dinliyorum... Anlaşılmadı. Tekrar Deneyin