Haberler
Topkapı Kaleiçi Meydanımızda Sergilenen Bienal Eseri “Yakîn”, İnsan, Mekân ve Varlık İlişkisini Yeniden Düşünmeye Davet Ediyor
Fatih Belediyesi ev sahipliğinde Topkapı Kaleiçi Meydanı’nda sergilenen “Yakîn” adlı bienal eseri, tasavvuf düşüncesindeki mekân anlayışını çağdaş sanat ve mimarlık diliyle yorumlayarak ziyaretçilerine çok katmanlı bir deneyim sunuyor.
14 Mayıs 2026
Fatih Belediyesi’nin kültür ve sanat çalışmaları kapsamında Topkapı Kaleiçi Meydanı’nda ziyaretçilerle buluşan “Yakîn” adlı bienal eseri, tarihî yarımadanın kamusal hafızası içerisinde çağdaş sanatın düşünsel imkânlarını görünür kılan özel bir çalışma olarak öne çıkıyor. Şehrin gündelik hareketliliğiyle insanın iç dünyası arasındaki ilişkiyi merkezine alan eser; mimarlık, sanat ve tasavvuf düşüncesini ortak bir anlatı etrafında buluşturuyor.
Tarih boyunca farklı kültürlerin, inançların ve düşünce biçimlerinin kesişim noktalarından biri olan İstanbul’un tarihî dokusu içerisinde konumlanan Topkapı Kaleiçi Meydanı, bu kez yalnızca bir kamusal buluşma alanı değil; düşünsel bir karşılaşma mekânı haline geliyor. “Yakîn”, meydanın fiziksel yapısıyla kurduğu ilişki sayesinde ziyaretçisini yalnızca bir sanat eserinin izleyicisi olmaya değil, aynı zamanda eserin bir parçası haline gelmeye davet ediyor.
Tasavvuf düşüncesinde mekân, yalnızca sınırlarla çevrelenmiş fiziksel bir boşluk olarak değerlendirilmez. İnsanla birlikte anlam kazanan, insanın içinde oluşan ve dönüşen bir hakikat alanı olarak ele alınır. “Yakîn” de bu yaklaşımı çağdaş bir yorumla görünür hale getiriyor. Eserde mekân; taş, duvar ya da mimari kütle üzerinden değil, insanın varoluşuyla birlikte şekillenen ontolojik bir alan olarak düşünülüyor. Böylece çalışma, modern şehir yaşamının maddi gerçekliği ile insanın manevi yönelişi arasında yeni bir bağ kuruyor.
Enstalasyonun merkezinde yer alan çok katmanlı ipek perdeler, insanın ontolojik özünü çevreleyen perdeleri temsil ediyor. Dış çeperlerde hareketli ve geçirgen bir yapı sergileyen perdeler, merkeze doğru ilerledikçe sakinleşiyor, ağırlaşıyor ve dünyevî etkilerden giderek uzaklaşıyor. Şehirden gelen rüzgârın etkisiyle dalgalanan dış katmanlar; insanın gündelik hayat içerisinde maruz kaldığı yoğunluğu, değişkenliği ve çokluğu sembolize ederken, merkeze yaklaşıldıkça oluşan durağanlık ise içsel hakikate yönelişi temsil ediyor.
Ziyaretçi, eser içerisinde ilerledikçe yalnızca fiziksel bir hareket gerçekleştirmiyor; aynı zamanda kendi iç dünyasına yönelen metaforik bir yolculuğun parçası haline geliyor. Katmanlar arasındaki geçiş, insanın kendi özüyle karşılaşma sürecine dönüşüyor. Merkeze ulaşıldığında hissedilen sessizlik, durağanlık ve maddesizlik duygusu ise tasavvuf düşüncesindeki “vahdet” anlayışına gönderme yapıyor. Böylece eser, mekânı maddi bir çevre olmanın ötesine taşıyarak insanın içsel varlığıyla ilişkilendiriyor.
“Yakîn”, çağdaş sanatın kamusal alanla kurduğu ilişkiye de farklı bir perspektif kazandırıyor. Günlük hayatın akışı içerisinde çoğu zaman yalnızca bir geçiş güzergâhı olarak kullanılan meydan, eser sayesinde düşünmeye, yavaşlamaya ve fark etmeye imkân tanıyan bir deneyim alanına dönüşüyor. Ziyaretçiler, eserin katmanları arasında ilerlerken hem fiziksel çevreyle hem de kendi iç dünyalarıyla yeni bir ilişki kurma fırsatı buluyor.
Topkapı Kaleiçi Meydanı’nın tarihî atmosferi, çalışmanın düşünsel çerçevesini daha da derinleştiriyor. İstanbul’un çok katmanlı hafızasını taşıyan bu alan içerisinde sergilenen eser, geçmiş ile bugün arasında kurduğu ilişkiyle dikkat çekiyor. Geleneksel düşünce dünyasından beslenen tasavvufî yaklaşımın çağdaş mimarlık diliyle yorumlanması, eserin kültürel değerini artırırken; kamusal sanatın şehirle kurduğu bağı da güçlendiriyor.
Çalışma; YAKIN Kolektif tarafından, Marmara Üniversitesi Mimarlık ve Tasarım Fakültesi Mimarlık Bölümü öğretim üyelerinden Dr. Öğretim Üyesi Nil Aynalı danışmanlığında hazırlandı. Projede Furkan Türkyılmaz ve Muhammed Arif Aksu’nun yanı sıra Marmara Üniversitesi Mimarlık Bölümü öğrencileri Ahmet Selim Avsallı, Bennu Yorulmaz, Ceren Gül, Melda Köse, Melek Nur Öztürk ve Mustafa Burak Yırıkoğulları da yer aldı.
Mimarlık, düşünce ve sanat arasında kurduğu çok katmanlı ilişkiyle dikkat çeken “Yakîn”, Topkapı Kaleiçi Meydanı’nda ziyaretçilerini ağırlamayı sürdürüyor. Kamusal alanı yalnızca fiziksel bir buluşma noktası olmaktan çıkararak düşünsel bir deneyim alanına dönüştüren eser; insan, şehir ve mekân ilişkisini yeniden değerlendirmeye imkân tanıyan özgün bir yorum sunuyor.


